May 17

Sürgünde Günbatımı – Baha Tahir

Kitap Özet

“Baha Tahir, Arap dünyasının yaşayan en saygın yazarlarından biri.Siyasi tasfiyeye uğrayıp ülkesi Mısır’dan sürüldükten sonra, 73 yaşında, Arap edebiyatının Booker Ödülü’nü aldı. Bu geç kalmış bir taltif.”

The Guardian

“Mısır’ın trajik tarihini cesaretle ve hayal gücüyle keşfe çıkıp bizi Büyük İskender’in imparatorluk düşlerine götürüyor. Tahir’in sesi hüzünlü, bilgece ve lirik.”

Times Literary Supplement

XIX. yüzyıl, İngiliz işgali altındaki Mısır… Genç komiser Mahmud Abdüzzahir, idari ve askeri yetkili olarak Siva Vahası’na tayin olur. Terfi gibi gösterilen bu atama, işgalci İngilizlere tepkisi bilinen Mahmud’un sürgün emridir. Kendinden önceki komiserin asi kabilelerce öldürüldüğünü bile bile, eşi İrlandalı Catherine’le vahaya giden komiseri derin bir yalnızlık ve iç hesaplaşma beklemektedir.

Çağdaş Mısırlı yazar Baha Tahir’in, 19. yüzyıl Mısır tarihi üzerinden günümüz sömürgeciliğini eleştirdiği Sürgünde Günbatımı, çöl uygarlığına, sömürge olma haline, Doğu-Batı ikilemlerine, iç barış arayışına dair çarpıcı bir roman…

 

May 17

Terk Edildim – Matt Dunn

Kitap Özet

Sorun bende değil sende!

Bomboş bir ev…

Gardıroptaki boş askılar…

Kısa bir veda mektubu…

On yıllık kız arkadaşı Jane arkasında sadece bir mektup bırakıp Edward’ı terk etti. Pılısını pırtısını toplayıp olabilecek en uzak yere, Tibet’e gitti. Ona yazdığı mektupta “Sen kendini bıraktın, ben de seni bırakıyorum” diyordu. Edward’ın önünde zorlu bir süreç var şimdi.

Üç ay sonra Jane geri döndüğünde onu –eğer mümkünse- yeniden kazanmak için Bay Doğru’ya dönüşmesi gerekiyor. Spordan diyete, cilt bakımından son moda trendi giysilere her şeye razı, her şeyi yapmaya da… Yeter ki Jane’in karşı koyamayacağı bir erkeğe dönüşebilsin. Yeter ki kaybettiği aşkı yeniden kazanabilsin.

Terk Edildim – Eski Erkek Arkadaşın Günlüğü, okurken kahkahalarınıza engel olamayacağınız bir kitap.

Bu kez kırılan kalp bir erkeğinki. Ve kahramanımız kırık kalbini iyileştirmek için kendini baştan yaratmak zorunda…

May 17

Güz Solgunu Bedenler – Şükran Fişekçi

Kitap Özet

Soğuk bir odada, soğuk bir bedenle yatmaktadır şimdi küçük kızı koynunda. Düşler ülkesine gitme vakti gelmiştir. Acele etmelidir erken sabahlar olmadan. Vakti azdır. Kalın taş duvarların arkasına saklanan duyguları utanmalarını bırakmış yola çıkmak için sabırsızlanmaktadır. Şimdi ince bedeninin düşlere sarılıp öpüşme zamanıdır. Şimdi mutludur, bir de şarkı alır yanına neşeli. Daha otuz iki yaşındadır Esma. Daha kadındır.

Elini uzattı, aynanın içindeki kendisinde dolaştırdı parmaklarını önce, sonra üzerindeki dantel örtüyü düzeltti. Hayatındaki buruşmuşlukları da bu beyaz örtü gibi düzeltebilmeyi isterdi hep.

Yüzümü yağmurun sert ve serin vuruşlarına bıraktım. Yürüdüm. Koşmaya başladım. Görünmez olmaktan yeniden görünürlüğe doğru adımlarımı iyice hızlandırdım. Hiç olmaktan kaçıyordum. Hayalden bedene giriyordum yeniden. Diriliyordum. Tene, sese, kokuya bürünüyordum… Ve arzularıma…

Aymina kendini hapsetti… Dudaklarını hapsetti, konuşmadı…. Gözlerini hapsetti, bakmadı…Pencereye çıkmadı, sardunyalara su vermedi… Annesinin seyretmedi işe giderkenki süslenmelerini… Gözlerindeki derin manalı bakışları sildi… Neşeli Rum türküleri söylemedi sesi… Görünmedi hiç… Kelebeği öldü…

Uyandım, yoktu. Sessizce öpüşü kalmıştı yanağımda ve ucuz pudrasının o çok sevdiğim kokusu, ki o kokuyu hiç unutmadım. Bacaklarımın arası kanamamıştı daha o gittiğinde. Annemin bunu beklemesi gerekirdi hiç değilse. Sonra yine gitsin, çantasında ucu kırık kırmızı rujuyla…

May 16

Berneva – Ersin Karaca

Kitap Özet

Çağdaş şiirin “çağrışım”ı öne çıkaran özelliğini Ersin Karaca’nın şiirlerinde de görmek mümkün. Bu da onun modern şiirin dilini yakalamaya çalıştığını gösteriyor. Ersin Karaca’nın şiiri, bazen bir çağrışımın ardından imgeyle bazen de bir imgenin ardından gelen çağrışımla yürüyor. Berneva’da bir yandan çağdaş şiirin iki ana unsuru olan “çağrışım” ve “imge” kendini gösterirken diğer yandan klasik unsurun yapı taşları olan hece ölçüsü, kafiye ve dörtlük öne çıkıyor. Çoğu kere iç kafiyelerle örülen bir şiirle karşı karşıya olduğumuzu hissediyoruz. Bu da Ersin Karaca’nın çağdaş şiirin formlarını kullanırken klasik şiirden kopmadığını gösteriyor. Berneva ilerliyor ve cümle yapılarında İkinci Yeni Şiiri’nde görülen deformasyon dikkati çekiyor.

« Previous Entries Next Entries »